Kendini Büyük Görmek mi, Büyük Olmak mı?
İnsan bazen en çok kendini anlatırken yanılıyor. “Büyüklük” de bu yanılgının en sık yaşandığı alanlardan biri. Çünkü kendini büyük görmek kolay; ama gerçekten büyük olmak, uzun ve çoğu zaman sessiz bir yolculuk. Kendini büyük görmek, çoğu zaman başkalarına bakarak başlıyor. Kıyasla besleniyor. İnsan, kendini bir başkasından üstün gördüğü anda büyüdüğünü sanıyor. Daha çok konuşarak daha çok görünerek daha çok övülerek… Oysa bu büyüklük değil, büyüklük hissi... Ve çoğu zaman en kırılgan olan da bu. Çünkü dışarıdan besleniyor. Alkış kesildiğinde, o “büyüklük” de sönmeye başlıyor. Gerçek büyüklük ise başkalarıyla değil, insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyle ilgili. Kendi eksiklerini görebilmekle başlıyor. Hatalarını kabul edebilmekle derinleşiyor. Sessizce çalışabilmekle güçleniyor. Büyük olan insan, kendini anlatma ihtiyacı duymaz; yaptığı iş zaten onu anlatıyor. Kendini büyük gören, çoğu zaman eleştiriye kapalı çünkü eleştiri, kurduğu imajı tehdit ediyor. Büyük olan ise eleştiride...