Kurumlarda Güvenin Görünmeyen Yüzü: Kurallar mı, Gerçekler mi?
Etik ilkeler duvarlarda asılı şık çerçeveli belgelerden, ihbar hatları kimsenin aramadığı telefon numaralarından, iç kontrol sistemleri ise kalın prosedür dosyalarından ibaret kaldığında, kurumlar kendilerini güvende zanneder. Oysa gerçek güvence, kuralların kâğıt üzerinde var olmasında değil; lambalar söndüğünde, kriz anlarında veya zor kararların eşiğinde o kuralların uygulanıp uygulanmadığında saklıdır. Bir kurumun en büyük yanılgısı hiç suistimal yaşanmadığına inanmak değil, kendi bünyesinde suistimal ihtimalinin dahi bulunmadığına körü körüne inanmasıdır. Görünen Köy Kılavuz İstemez Ama… Her kurumun görünen bir yüzü vardır: Web sitelerinde yayımlanan etik ilkeler, işe girerken imzalanan davranış kuralları, parlatılmış kurumsal değerler… Bir de herkesin bildiği ama ses çıkarmadığı görünmeyen yüzü: İnsanların gerçekte nasıl davrandığı, hangi küçük ihlallerin "idare edildiği", kimin hangi dokunulmazlıklara sahip olduğu ve çalışanların yanlışları dile getirirke...