İç Denetim Önce Dinlemektir…
İç denetim uzun yıllar boyunca “kontrol eden”, “hata bulan” ve “uygunsuzluk tespit eden” bir fonksiyon olarak görüldü. Oysa çağdaş iç denetim; riskleri anlayan, öngören, yönetime güvence sağlayan, danışmanlık yapan ve kurumsal değeri artıran stratejik bir yönetim fonksiyonudur. Bu bakış açısını destekleyen ilginç bir ipucu, denetim kavramının etimolojisinde saklıdır. İngilizcedeki audit sözcüğü, Latincede “duymak, işitmek” anlamına gelen audire fiilinden gelir. Aynı kökten türeyen audience ise dinleyenler topluluğunu ifade eder. Audit, audience’dan türememiştir; ancak her ikisinin de ortak kökü bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Denetimin başlangıç noktası dinlemektir. Bu yalnızca tarihsel bir ayrıntı değildir. İç denetimin mesleki dönüşümünü açıklayan güçlü bir metafordur. Bugün bir iç denetçi sahaya çıktığında önce kontrol listelerini değil, süreci dinlemelidir. Süreci yönetenleri, işi yapanları, riskleri yaşayanları, müşteriyi, tedarikçiyi ve zaman zaman da söylenmeye...