Koltuğun Gölgesi
Koltuk, üzerine oturanı büyütmez. Aksine, insanın gerçek boyunu gösterir. Çünkü makamlar, karakteri değiştiren değil; karakteri görünür kılan aynalardır. Güce kavuşan herkesin nasıl biri olduğunu anlamak için uzun yıllar beklemeye gerek yoktur. Eline verilen yetkiyi nasıl kullandığına bakmak çoğu zaman yeterlidir. Sivil toplum kuruluşları, makam dağıtılan yerler değil; sorumluluk üstlenilen kurumlardır. Orada taşınan unvanlar bir ayrıcalığın değil, bir emanetin adıdır. Fakat bazen emanet, sahiplik duygusuna dönüşür. İşte kırılma da tam burada başlar. Bir koltuk vardır; üzerine oturan ondan güç alır. Bir koltuk vardır; üzerine oturan ona güç katar. Aralarındaki fark, görünenden çok daha büyüktür. Koltuktan güç alan kişi, makamın gölgesinde büyür. Alkış azaldığında huzursuz olur, eleştirildiğinde öfkelenir, görevi bırakacağı günü konuşmaktan kaçınır. Zamanla kurumu temsil etmeyi bırakır; kurumu kendisiyle özdeşleştirmeye başlar. Oysa hiçbir kurum tek bir insanda...