Kayıtlar

Yapay zeka etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ULUSLARARASI GELECEK ZİRVESİ 2025 - Açılış Konuşması

Meslek Ailemizin Değerli Paydaşları, Saygıdeğer Bilim, İş ve Meslek İnsanları, Sevgili Gençler, Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz! TİDE ve MÖDAV işbirliğinde iki yılda bir düzenlediğimiz Gelecek Zirvesi’nin altıncısını “İstikbal Göklerdedir / Geleceğimiz için ufkun ötesini görmek“ temasıyla Bahçeşehir Üniversitemizin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Ülkemizin ve meslek ailemizin geleceği olan üniversite öğrencisi gençlerimizin geleceğe daha donanımlı olarak hazırlanmaları, küresel alanda rekabet edebilecek yetkinlikte yetişmelerine katkıda bulunmak amacıyla on yıldır kesintisiz sürdürdüğümüz, sırasıyla Çanakkale, Sakarya, Samsun, Afyon ve Ankara’da gerçekleştirdiğimiz Gelecek Zirvesi etkinliğimiz, bu yıl ilk defa uluslararası olarak İstanbul’da düzenleniyor. Bugüne kadar Gelecek Zirvelerimiz, geleceğin tomurcuklandığı bahar mevsiminde, istiklal ve istikbalimizin inşa edildiği, ulusal bir destanın yazıldığı çağın ötesine geçen, ilham veren ö...

ON YIL ÖNCE, ON YIL SONRA GELECEK...

  İnanılmaz bir değişim ve dönüşüm çağındayız. Her bir yeniliği takip etmeye, kullanmaya yetişmek mümkün olmuyor. Öyle bir çağ ki, baş döndürüyor. Yakın geleceğimizin bizlere neler getireceğini merak ederken, tedirginliğimi de gizleyemiyorum. Bu baş döndürücü değişime ayak uydurmaya çalışırken biraz yakın geçmişimize de bakmak istedim. Hazır 2024 yılını uğurlarken… Bunun için öncelikle geçmişe dönük Dergimizde yayınlanan köşe yazılarımı gözden geçirdim. On yıl önce köşemde yayınlanmış olan “2014’ün Özçekimi” başlıklı yazımda kaleme aldığım hususların bugüne ve geleceğe dair öngörü ve uz görülere hitap ettiğini gördüm . Ben de on yıl önceki yazımın içeriğini esas alarak bu yılın ilk yazısını kaleme almaya karar verdim. On yıl önce, 2014 yılının bize armağan ettiği yenilikler içinde en çok tutulanlardan biri kendi kendinin fotoğrafını çekmek anlamına gelen  “selfie”  olduğundan bahsetmişim. 2024 yılında ise, yapay zekâlı konuların öne çıktığını, on yıl öncesinin ürünü ...

İletişim zihin açıklığı ister, vicdani zekâmızla aklın dili olur...

Hayatın sunduğu fırsatlar karşısında, tercihlerimizle iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış kararlar veriyor, sonuçları fayda, değer veya zarar, kaçan fırsat oluyor. Konfor alanımızın dayanılmaz cazibesi içinde yaşadığımız toplumun sırtımızda taşıdığımız yükü, gelişim, değişim ve büyüme alanımızı kısıtlayan korku alanı oluyor. İyilerin ayakta ve hayatta kalması için, sıra dışı olmanın bedelini göze alan, temiz toplumun vazgeçilmez cesaretini temsil eden, örnek olan, ilham veren birey ve kurumlara ihtiyacımız bulunuyor. Bu ihtiyacın karşılık bulması için yetkin ve işin erbabı olmak gerekiyor. Kendi söyler, kendi dinler, birbirini duymaz olmak, beş duyumuzu köreltir, iletişim zekâmızı yok ediyor. İletişime açıklık, birbirimize ayna olmaktır. Yüzleşme cesareti, medeni olma maharetidir. Büyüklerimiz “Allah zihin açıklığı versin” derlerdi… İletişim zihin açıklığı istiyor, Açıklık bir değer olarak zihinde başlıyor, zekâ ile ifade buluyor, akıl oluyor… Yaşadığımız zamanı ve gele...

Dijital çağda iç denetçi olmak fütürist lider olmaktır...

Küresel meslek örgütümüz IIA tarafından, MAYIS ayı tüm dünyada “Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı” olarak ilan edilmiş ve dünya çapında iç denetim bilincini oluşturma çabalarına odaklanılacak bir ay olarak belirlenmiştir.  29 yıl önce Enstitümüzün kuruluşu vesilesi ile düzenlediğimiz Uluslararası Sempozyumun açılışında yaptığım konuşmamdan bir alıntı ile başlayarak iç denetimin geleceği üzerine görüşlerimi paylaşmak istiyorum. “Geleceği düşündüğümüzde; düşünülenin aksine, iç denetim, fonksiyon yitirmeyecek, geleneksel kimliğinden çok farklı bir kimliğe bürünecektir. Bu kimliği ile iç denetçi bir fütürist fonksiyonu üstlenecek her alanda ihtiyaçları ve fırsatları göstererek birçok fonksiyona ışık tutacaktır.” Bu uz görü, 29 yıl önce Enstitümüzün kuruluşu vesilesi ile düzenlediğimiz Uluslararası Sempozyumun açılışında yaptığım konuşmamda yer alıyordu. (*) Kendi alanında Türkiye’nin yüreği olmak üzere tüm dünyaya açık, hızlı ve sağlıklı iletişim kanalları ile bilgi ve...

KRİZLERİN YÖNETİLMESİNDE YÖNETİM KURULLARINA İÇ DENETİM ÜZERİNE TAVSİYELER

Pandemi günlerinde yaşadıklarımız, riskleri olasılık olmaktan çıkarıp yaşanılan gerçek haline getirdi. Pandemi, belirsizlikleri ile kaotik bir ortam yaratırken yönetilmesi gereken çeşitli krizleri de kendi içinde doğurdu. Öte yandan, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2024 yılı için hazırladığı Küresel Riskler Raporu’na göre, önümüzdeki iki yıl içinde bilgi kirliliği ve iklim değişikliği, siber güvenlik, jeopolitik çatışmalar, fırsat eşitsizliği, enflasyon, mecburi göç, ekonomik gerileme ve kirlilik önemli riskler arasında yer alıyor. Söz konusu küresel riskler raporu, hızlı bir şekilde evrilen yapay zekâ tarafından üretilen yanlış bilgi ve dezenformasyonun, toplumsal kutuplaşmayı artırmanın yanı sıra bilgi akışını etkileyerek küresel düzeyde istikrarsızlık potansiyelini artırabileceğine dikkat çekiyor. Dünya genelinde, bu yılın öne çıkan kısa vadeli riskleri arasında iklim değişikliğinin yanı sıra jeopolitik dinamikler de yer alıyor. Bu iki unsurun, küresel tedarik zincirlerini etkileyer...

RİSKLERİN VE FIRSATLARIN YÖNETİLMESİNDE KONTROL OKURYAZARLIĞI

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgın ile birlikte gündelik yaşamımızdan tutun iş yaşamına kadar pek çok alışkanlığımızı değiştirmeye başladık. Sohbetler, iş toplantıları, ev ziyaretleri, eğitim gibi bir arada olacağımız tüm etkinliklerimizi uzaktan, ekran karşısında yapmaya başladık. Aradan iki yılı aşkın süre geçti ve normallerimiz yeni normale doğru evrildi. Bu süre zarfında iş dünyası da ciddi değişimlerden geçti. İşin aslı, gelecekte yaşayacağımız pek çok durumu biraz daha erken, yeni normal dediğimiz bu dönemde yaşamaya başladık. Yeni çalışma düzenleriyle birlikte uzaktan veya yarı zamanlı çalışma, dijitalleşen araçların kullanımı ve otomasyon iş yapış şekillerimizi tümden değiştirdi. Artık teknolojinin hâkim olduğu yeni bir çalışma dünyasıyla karşı karşıyayız. Devasa ofisleri bırakıp, daha küçük ofislerde yarı zamanlı çalışmaya başladık. Üniversitelerde hibrit eğitim verilmeye başlandı. İş dünyası yapısal bir değişim yaşarken, teknoloji ve dijitalleşme de kurumların ...

GELECEĞİN İÇİN BİR HİKÂYEN OLSUN…

Yazımı ilgi alanlarımı ifade eden “meslek insanı, sivil toplum gönüllüsü ve karikatürist” kimliğim ile kaleme aldım ve paylaşıyorum. İlgi alanlarımla kimliğimi ifade etmeme neden, yazımın başlığı oldu. Çünkü, insanın geleceği için bir hik â yesi  olması unvanı ile değil, hayal gücü ve umutları ile ilgilidir. Hayal etmek, merak etmeyi, merak etmek geleceği hissetmeyi, kendini fark etmeyi ve umutla harekete geçmeyi doğurur. Geleceğin için bir hikâyenin olması; hayal gücü ve umutla kurgulanır, ilgi alanların ve bakış açınla şekillenir, akıl ile başarılır. Yarınlara dair hayalleri olan insanlar umutlu insanlardır. Hayalleri ve umut­ları yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Yaşama dair tutku, coşku, azim, ka­rarlılık ve sevgilerini besleyen içten yanmalı motivasyonları ile ilham verirler, umut olurlar, ufkun ötesini görüp, yaşanılacak tüm olumsuzluklara karşı da toplumu geleceğe hazırlayan lider olurlar. Gelecek, tarihin içinden geçip gelen birikimlerin, değerlerin, hikâyeler...