Kayıtlar

Kurucu Aile Büyüğü etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aile Şirketlerinde değişimi başlatmak yönetim kurullarında başlar

Yönetim Kurulunun Etkinliği Yönetim kurulu tartışmalarında, ilk akla gelen soru, ideal bir yönetim kurulunun nasıl olması gerektiğidir. Farklı ülke ve sektörlerde, karşımıza bu ülkelere ve şirketlere özgü kompozisyonlar çıkıyor. İyi işleyen bir yönetim kurulunda, bu gelenekleri bir kenara bırakırsak, ortak nokta, yönetim kurulunun etkinliğinin sağlanması en önemli konu olarak karşımıza çıkıyor. Yönetim kurulu üyelerinin sahip olması gereken yetkinlikleri, yönetim kurulu üyelerinin icrai organlarla olan ilişkileri, yönetim kurulu toplantı sıklığı, toplantı usul ve esasları, yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlığı gibi konular bu etkinlik kapsamında ele alınması gereken parametrelerdir. Aile Şirketlerinde Yönetim Bugün ülke olarak en önemli avantajlarımızdan birinin genç nüfusumuz olduğunu, ancak bu nüfusu ekonomik üretim sürecine dâhil etmediğimiz için bu potansiyeli değerlendiremediğimizi ifade ediyoruz. Araştırmalar, aile şirketlerinin kurucu aile büyüklerinden sonra, ikinci veya...

Sürdürülebilir Sosyal Fayda Sağlamak

Kelimelerin düşüncelerimizi doğrudan belirleme gücü bulunuyor. Bunun için düşünsel faaliyetlerimizde kelimelerin etimolojik anlamlarına bakmak, işleyeceğimiz konuyu farklı açılardan ele almamızı, daha derin ve tarihsel boyutlarıyla kavramamızı sağlayacak.  Bu kelimelerden biri de yabancı dildeki kullanımıyla filantropi. Filantropi, Yunanca’da sevgi anlamına gelen "philos" ile insan anlamına gelen "antropos" kelimelerinden oluşuyor. Bu iki kelimeyi birlikte kullanarak oluşturulan filantropi, insan sevgisi anlamını taşıyor.   Günümüzde filantropi; birinin, zamanını, uzmanlığını veya varlıklarını sosyal fayda yaratmak amacıyla gönüllü vermesi olarak kullanılıyor. [1]  Filantropi kelimesinin bu etimolojik çözümlenmesi, kelimenin bugün yaygın kullanımı olan maddi temelli, ayni veya nakdi bağışın çok ötesinde bir anlama geldiğini ortaya koyuyor. Kelimenin kökü insan sevgisi olup, dolayısıyla insan sevgisi için yapılan çalışmaları içeriyor. Günümüzdeki tanımlamaysa, bi...

AİLE ŞİRKETLERİNDE GELECEĞİ TASARLAMAK

Kurucu aile büyüğünün girişimciliği ve önderliği ile başlayan aile şirketlerinin her biri başlangıç ve gelişme dönemleri ile birer başarı öyküsünü ifade eder. Ancak bu öykünün konusu olan kurumsal varlığın nesilden nesile devam eden bir şirkete dönüşme süreci ise bazen başarısızlık öyküleri ile anılabiliyor. Bu nedenle nesiller arası geçiş süreci, aile şirketlerinin sürdürülebilirliği için yönetilmesi gereken öncelikli konulardan birini oluşturuyor. Bugün sahibi, hissedarı olduğunuz şirkete bakınca onun herhangi bir insan ömründen daha uzun bir gelecek vaat ettiğini düşünüyorsanız bu yazımızı okumalısınız. Belki şirketi kendiniz yarattınız ve kurdunuz, belki de başka birinin kurmuş olduğu bir kuruma liderlik ediyorsunuz. İşle ilişkiniz nedir? Ya da bundan iki yıl, beş yıl, 10 yıl, 20 yıl sonra işle ilişkiniz ne olacak? Siz çalışmayı bıraktığınız zaman, işinize ne olacak? Bu soruların cevaplarını merak edip sorguluyor musunuz? Bir diğer ifadeyle geride ne bırakmak istiyorsunuz...

NESİLDEN NESİLE DEVAM EDEN ŞİRKET YARATMAK

  Dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş hayatımızın kurumsal varlıkları olan şirketlerimizin belirleyici özelliği hemen hemen hepsinin birer aile şirketi olduğudur. Kurucu aile büyüğünün bir ürünü olan bu aile şirketleri, kurucusu ya da kurucularının girişim zekası ve liderlik becerileri ile hızla gelişim ve büyüme göstererek bir başarı öyküsüne dönüşürler.    Başarının sürekliliği, şirketin nesilden nesile sürmesi ise bu başarı nasıl sağlanacaktır?   Ülkemizde kurumsal ömrü yüz yılı aşan şirket sayısının iki elin parmakları kadar olduğunu düşünecek olursak sorumuzun yanıtı aile şirketlerinin geleceği açısından önem taşımaktadır.   Dünyada ve ülkemizde şirket ömrü ile ilgili bilgiler, kuşaklar arası geçişlerin azalan bir seyir izlediğini göstermektedir.   Bu tespitlerden hareketle aile şirketleri için kurumsal varlıklarını nesilden nesile devam ettirmenin önemli bir sorun olduğunu ifade edebiliriz.   Kuruluş, gelişme ve büyümede göste...