Kayıtlar

Öz gelecek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ON YIL ÖNCE, ON YIL SONRA GELECEK...

  İnanılmaz bir değişim ve dönüşüm çağındayız. Her bir yeniliği takip etmeye, kullanmaya yetişmek mümkün olmuyor. Öyle bir çağ ki, baş döndürüyor. Yakın geleceğimizin bizlere neler getireceğini merak ederken, tedirginliğimi de gizleyemiyorum. Bu baş döndürücü değişime ayak uydurmaya çalışırken biraz yakın geçmişimize de bakmak istedim. Hazır 2024 yılını uğurlarken… Bunun için öncelikle geçmişe dönük Dergimizde yayınlanan köşe yazılarımı gözden geçirdim. On yıl önce köşemde yayınlanmış olan “2014’ün Özçekimi” başlıklı yazımda kaleme aldığım hususların bugüne ve geleceğe dair öngörü ve uz görülere hitap ettiğini gördüm . Ben de on yıl önceki yazımın içeriğini esas alarak bu yılın ilk yazısını kaleme almaya karar verdim. On yıl önce, 2014 yılının bize armağan ettiği yenilikler içinde en çok tutulanlardan biri kendi kendinin fotoğrafını çekmek anlamına gelen  “selfie”  olduğundan bahsetmişim. 2024 yılında ise, yapay zekâlı konuların öne çıktığını, on yıl öncesinin ürünü ...

KİMİ İŞLETECEKSİN…

Geride bıraktığımız hafta milyonlarca gencin heyecanla beklediği 2024 yılı YKS – Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçları açıklandı. Önümüzdeki günlerde ise ÖSYM tarafından belirtilen tercih süresi içinde yapılacak tercihler sonrası yükseköğretim kurumlarına yerleştirilmeleri için gençleri kariyer gelecekleri ile ilgili önemli bir süreç daha bekliyor. Gençlerimize bu süreçte her şeyin gönüllerince olmasını diliyorum. Ülkemizin geleceği gençlerimizi ve ailelerini ilgilendiren sıcak gündem konusu, beni geçmişe, bugünün gençlerinin yaşında olduğum yıllara götürdü. Üniversite sınavlarına girdiğim dönem üniversite giriş sistemi bugünden çok farklı idi. Sınava giriyorsunuz size sosyal, fen ve toplam puan kategorilerinde puanlar geliyor, üniversiteler taban puanlarını açıklıyorlar, sizde ön kayıt yaptırarak bir üniversiteye yerleşmek için koşuşturuyorsunuz… Puanım geldi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırdım. Rahmetli babam çok mutlu, çünkü o dönem çok yakın hukukçu...

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var...

Yeni yıl deyince benim için olmazsa olmazlardan biri Saatli Maarif Takvimi’dir. Rahmetli babamdan öğrendiğim bu alışkanlığı halen devam ettiriyorum. Yakın bir döneme kadar Saatli Maarif Takvimi birçok evde kullanılırdı. Bu takvimin sayfaları, ilgili gün bittiğinde koparılır; sayfadaki özlü sözler, o gün doğan kız veya erkek çocuklar için önerilen isimler, ilgili günün tarihteki önemi, zemherin düşmesi, ayın durumu gibi doğa olayları dâhil birçok bilgi bu sayfaların üzerinde yer alırdı. Bu bilgiler okunur, okunan takvim yaprağı bir süre saklanırdı. Duvara ilk asıldığı gün kocaman bir kütle olan bu takvim, yapraklarının gün aşırı koparılması sonucu yapraklar gün gelir biterdi. Biter bitmesine ama bitmesine yakın alınan yenisi duvardaki yerini alırdı. Tekrar yaprakları koparmaya başlanırdı. Yıllar böyle akıp geçti. Bizim evimiz de bu takvimin duvara asıldığı evlerden biriydi. Rahmetli babam her yeni yılda bu takvimi evin duvarına kendi elleriyle asardı. Saatli Maarif Takvimi’nin benim...

GELECEĞİN İÇİN BİR HİKÂYEN OLSUN…

Yazımı ilgi alanlarımı ifade eden “meslek insanı, sivil toplum gönüllüsü ve karikatürist” kimliğim ile kaleme aldım ve paylaşıyorum. İlgi alanlarımla kimliğimi ifade etmeme neden, yazımın başlığı oldu. Çünkü, insanın geleceği için bir hik â yesi  olması unvanı ile değil, hayal gücü ve umutları ile ilgilidir. Hayal etmek, merak etmeyi, merak etmek geleceği hissetmeyi, kendini fark etmeyi ve umutla harekete geçmeyi doğurur. Geleceğin için bir hikâyenin olması; hayal gücü ve umutla kurgulanır, ilgi alanların ve bakış açınla şekillenir, akıl ile başarılır. Yarınlara dair hayalleri olan insanlar umutlu insanlardır. Hayalleri ve umut­ları yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Yaşama dair tutku, coşku, azim, ka­rarlılık ve sevgilerini besleyen içten yanmalı motivasyonları ile ilham verirler, umut olurlar, ufkun ötesini görüp, yaşanılacak tüm olumsuzluklara karşı da toplumu geleceğe hazırlayan lider olurlar. Gelecek, tarihin içinden geçip gelen birikimlerin, değerlerin, hikâyeler...

ULUSLARARASI GENÇLİK GÜNÜ KUTLU OLSUN!

12 Ağustos, Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Gençlik Günü” olarak ilan edilmiştir. Bugüne özel, yıllar önce kaleme aldığımı yazımı güncelleyerek paylaşıyorum. Pek çok düşünür, siyaset adamı, yazar vs. ‘Gençlik’ üzerine pek çok özlü söz, özdeyiş söylemişler. Yüzyıllar öncesindeyse ünlü düşünür Aristoteles; “Gençlerin yetişmesine önem veriniz; çünkü bu yolda en küçük ihmal, ülkenin yapısını ve geleceğini yok eder” sözü bir ülkenin geleceğinin şekillenmesinde gençliğin önemini çok çarpıcı bir şekilde vurguluyor. Gençlik geleceğimizse, bir ülkenin geleceği gençlikse, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip eden, geleceğin şekillenmesinde etkin olacak bireylerin yetiştirilmesi konusu önceliğimiz olmalı. Gelecek gençlerin akıl ve vicdanlarında yükseliyorsa, fikri ve vicdani hür nesiller, akıl ve bilimin ışığında yetişen, değerlerine sahip çıkan, gençliği yetiştirmek bizlerin sorumluluğunda olmalı.  Genç nüfus oranı yüksek, dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz. Bunu ...