Kontrolsüz Hırs mı, Ortak Akıl mı?
Efsanelerin ve mitolojilerin, insan doğasının değişmeyen kodlarını taşıdığına inanırım. Bu yüzden kadim öyküleri sık sık döner okur, modern bireyin davranışlarıyla kıyaslarım. Onca teknolojik ve beşeri gelişmeye rağmen, insan doğasının bazı temel noktalarda milim değişmediğini görmek hem şaşırtıcı hem de düşündürücü gelir bana. Bu değişmezliğin en çarpıcı örneklerinden biri, insanın sınırsız hırsının yarattığı yıkımı asırlar öncesinden haber veren Babil Kulesi efsanesidir. Efsanenin farklı dinlerdeki, inançlardaki anlatılarına girmeden, doğrudan insan doğasına tuttuğu aynaya bakmak istiyorum. Babil Kulesi sadece yıkılmış bir yapı değil; insanın hırsını yönetme (ya da yönetememe) becerisi üzerine verilmiş devasa bir derstir. "Daha yükseğe" ulaşma ve "daha fazlasına sahip olma" arzusuyla hırsını akıl ve sağduyunun önüne koyanların, en temel etik değerleri bile nasıl feda edebildiklerini bu efsanede açıkça görürüz. Efsaneye göre kuleyi inşa eden kralın amacı sadece m...