Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yapay Zekâ Ne Kadar Güvenilir?

Yapay zekâ, son yıllarda hayatın birçok alanında sık kullanılan yardımcı araç hâline geldi. Ancak aklımızda hep bir soru var… Yapay zekâya ne kadar güvenebilirim? Bu sorunun doğru cevabı, yapay zekânın nasıl çalıştığını ve nasıl çalışmadığını anlamaktan geçer… Bu amaçla, yapay zekâ ürünlerini öne çıkan özellikleri ile değerlendirirsek; Geniş bir veri sistemi üzerinde geliştirildiği için çok çeşitli konularda bilgi edinme, anlama, açıklama, metin oluşturma, düşünce geliştirme gibi ihtiyaçlarda kolaylık sağlayıcıdır. Henüz insan gibi kişisel çıkarları, duyguları, önyargıları yoktur. Diğer bir ifadeyle bir soruya ya da kullanıcıya göre değişen duygusal tepkiler vermez; aynı bilgi setiyle her seferinde tutarlı biçimde cevap üretebilir. Tarafsızlık konusunda da insanlara kıyasla daha denetlenebilir bir yapıya sahip olduğunu söyleyebiliriz. İnceleme, düzenleme, öneri üretme gibi bilişsel görevlerde çok hızlı ve kaynaklara kolay erişilebilir bir araçtır. Bu nedenle üretkenli...

Babaya babalık yapılmaz…

İlk gençlik anılarım gözlerimin önünden akıp gidiyor… Üniversiteyi kazanmış, okula kaydolmuştum. Kredi Yurtlar Kurumuna da öğrenim kredisi almak için başvurmuş, sonucu bekliyordum. Bu süre, 7-8 ayı bulduğundan, ilk krediyi aldığınızda geçen bu sürelerin de ödemesi yapılıyor ve elinize toplu bir para geçiyordu. Üniversiteye başladığım 1973 yılında, her evde buzdolabı ve çamaşır makinesi yoktu. Telli dolaplarda yemekler muhafaza edilir, büyük kazanlarda çamaşırlar yıkanırdı. Rahmetli annem de kazanlarda çamaşırlarımızı yıkar, telli dolaplarda yemeklerimizi muhafaza ederdi. Ben de üniversiteyi kazanmış, eğitime başlamış, Kredi Yurtlar Kurumu’ndan da kredi almaya hak kazanmıştım. Toplu aldığım öğrenim kredisini bankadan alıp, akşam eve geldiğimde babama, anneme çamaşır makinesi ve buzdolabı almak istediğimi söyledim. Babam gülümser gibi baktı ve bir şey söylemedi. Ertesi gün evimize babam, buzdolabı ve çamaşır makinesi alıp, getirmişti. Ben de; “Birlikte alacaktık, bende parasını ö...

Üç tekerlekli bisiklet

Zaman zaman insan bir kenara çekilip, geçmişi akıl süzgecinden geçirmeye başlıyor. Doğruları yanlışları tartmaya, farklı davransaydım nasıl olurdu diye de kendine sormaktan duramıyor. Kendimi bazen çocukluğumu bazen gençliği düşünürken buluyorum. Alınmış kararların sonuçlarını o zaman idrak edemesem de uzaktan değerlendirdiğimde kendime yeni ufuklar kazandırıyorum. Aslında geçmişe yaptığım yolculuklarda geleceğimi kuruyorum demek çok iddialı olmasa gerek. Çocukluğumdan bir anımla devam ediyorum. Bisiklet binme yaşıma geldiğimde babam beni bisiklet almaya Tahtakale’ye götürmüştü. Etrafımda çeşit çeşit rengârenk bisikletler vardı. Hangisine bakacağımı hangisini deneyeceğimi bilmiyor, o bisikletlerin arasında sevinçten havalara uçuyordum. O çocuk sevinci, yazarken bile hala içimden taşıyor. O kadar heyecanlıyım ki, hemen sürmek istediğim iki teker bisikletle birkaç deneme yaptım. Olmadı, dengemi bulamadım, düştüm, canım yandı. Babam da üzerime çok düşüyor, baktı ki, ben ik...