3 Şubat 2015 Salı

İÇ DENETİMDE KUŞAKLARARASI BİLGİ AKTARIMININ ÖNEMİ



2014’ün muhasebesinden sonra, 2015 yılı tahminleri yapılmaya başlandı. İş dünyası, yaşanan gelişmeleri de hesaba katarak 2015 yılının nasıl geçeceğini tahmin etmeye çalışıyor, bu konuda yapılan öngörüleri dikkatle takip ediyor. Ben de mesleğimle ilgili küresel eğilimleri izliyor, 2015 yılının mesleğimi nasıl etkileyeceğini anlamaya çalışıyorum. Geleceği doğru okuyabilmek, değişimi anlamak için sürekli izlediğim mesleki yayınlardan biri olan Internal Auditor Dergisi’nin Aralık 2014 sayısında, iç denetimin 2015 öngörüleri yer alıyor. İç denetim mesleğinin küresel organizasyonu olan The Institute of Internal Auditors (IIA)’ın süreli yayını olan Internal Auditor’da yer bulan bu öngörüler küresel bir eğilimi ifade ediyor. Bu nedenle, bu sayının iç denetim profesyonelleri tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.  

Bu yazılar iç denetçilerin, mesleklerini icra ederken kurumlara değer katması için sahip olması gereken yetkinlikler hakkında da bilgiler veriyor. Bu sayı incelendiğinde, 2015 yılında iç denetçileri şu gelişmelerin beklediğini ifade edebiliriz: 

İç denetim çalışmaları sonrasında üretilen çıktılar ile paydaş beklentileri farklılık gösteriyor. Bu durum, iç denetçilerin kurumda karşılaşacakları en temel sorunların başında yer alıyor. İç denetçilerin, bu farklılığı ortadan kaldırarak paydaş beklentilerini karşılamaya çalışması gerekiyor. Bu farklılığın ortadan kaldırılması, iç denetimin yaratacağı değerin, iç denetim paydaşları tarafından anlaşılması ve paydaşların iç denetimin stratejik rolüne destek olması için önemli bir etken olacaktır. 

Bilgi teknolojileri, iş yapma şekilleri gibi iş dünyasında meydana gelecek değişiklikler, iç denetçilerin de yetkinliklerini etkileyecektir. 2015 yılında, iç denetçilerin analitik ve eleştirel düşünce, bilgi teknolojileri, veri analitiği, risk yönetimi ve iletişim yetkinliklerini arttırmaları bekleniyor. Bunlar, iç denetçilerin çalışmaları sırasında ihtiyaç duyacağı yetkinliklerdir.   

Kurum içinde, iç denetçilerin daha çok odaklanmaları gereken alanlar ise siber güvenlik ve analitik veri analizi olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Son yıllarda yaşanan genel eğilime paralel olarak, iç denetçilerin, çalıştıkları endüstrilerde bilgi sahibi ve denetledikleri alanlarda da söz sahibi olmaları bekleniyor. 

İç denetim yöneticilerinin, iç denetimin katma değerinin kurumdaki paydaşlara gösterilmesi için bu öngörüler çerçevesinde faaliyetlerini geliştirmesi yararlı olacaktır. Bu kapsamda bir ihtiyaç analizi yapılması, bu analiz sonunda ortaya çıkan gelişim alanlarında politikalar üretilmesi faydalı olacaktır. Bu yönde yapılacak çalışmalar, iç denetçilerin çalışmaları sırasında yarattığı katma değer ile paydaş beklentilerin arasındaki farkı da ortadan kaldırabilecektir. 

Yapılan bu öngörüler ve bunlar doğrultusunda iç denetim profesyonellerinin gerekli eğitimlerden geçmesi, hiç şüphesiz iç denetimin kurumlardaki konumu için çok önemlidir. Bu, aynı zamanda, değişim çağında güncel olmak için de bir gerekliliktir. İç denetim profesyonellerinin bu eğilimleri yakından takip etmesi aynı zamanda mesleki gelişimleri için de bir gerekliliktir. 

Deneyimin Önemi

Peki bir iç denetçi için, bu eğilimleri takip etmek yeterli olacak mıdır?  

Yeni mezun olan bir üniversite öğrencisini düşünelim. Bu üniversite öğrencisinin, bu eğilimler doğrultusunda gerekli yetkinliklere sahip olmak için iyi bir mesleki eğitimden geçtiğini, bu eğitim sonunda işi yapabilecek bilgi birikimine sahip olduğunu varsayalım. Bu genç, aldığı bu eğitimlerden sonra bir kurumda iç denetçi olarak çalışmaya başlasa, başarılı olup iç denetimin katma değerini kurumda gösterebilecek midir? 

Bu sorunun cevabı, sadece iç denetimle ilgili değil, birçok meslekte, yaşamın birçok alanında hatta medeniyetin gelişimi için de belirleyicidir. 

Adına ister deneyim diyelim, ister tecrübe ister geçmişin birikiminin ifade eden başka bir kavram, sahip olduğumuz uygarlık seviyesi geçmişin birikimiyle şekillenmiştir. Kurulan şehirler, kullandığımız araç ve gereçler gibi maddi varlıkların; sosyal kurallar, etik ilkeler ve davranış kuralları gibi manevi değerlerin günümüze ulaşması, bunların kuşaktan kuşağa aktarılması sayesindedir. 
Bu kuşaklararası iletim, bazen hukuk gibi yazılı, bazen etik kurallar gibi farkına varılmadan, bazen de bir ustanın iş deneyimi gibi özel bir paylaşım biçimi ile sağlanmaktadır. 

Genç kuşakların geçmişin tecrübelerinden yararlanması, aynı zamanda bir sinerjiyi de ifade ediyor. Bu sinerjinin bir gücü gençliğin enerjisi ve zindeliği, diğer gücü de tecrübenin verdiği bilgeliktir.  

Profesyonel Yaşamda Birikimin Paylaşımı

Bilgi sahibi olmak, gerekli yetkinlikleri taşımak bir mesleğin icrası için hiç şüphesiz çok önemlidir. Ancak yaşamın birçok alanında olduğu gibi, iş dünyasında da geçmişin deneyimlerden yararlanmak en az sahip olunan yetkinlikler kadar elzemdir.  Bugün genç profesyonellerin kariyerlerinde karşılarına çıkan en önemli zorluklardan biri deneyim eksikliği olarak ifade edilmektedir. Staj programları, ilk iş tecrübeleri bu bilgi birikiminin edinildiği alanlar olması itibariyle önem kazanmaktadır.   

Bazı mesleklerde belirli bir birikime sahip olmak daha da önemlidir. Aşçıların çoğu hangi malzemelerin nasıl kullanılması, hangi yemeğin hangi yemekle birlikte sunulması gerektiğini bilir. Ancak bütün aşçılar benzer bilgiye sahip olsa da yemeklerine aynı lezzeti veremezler. Yemeklere tadı veren aşçının parmak izi de diyebileceğimiz deneyim, zaman içinde uygulayarak öğrendiği özel bir tılsımdır.  

Yaşadığımız topraklar, gençlerin, ustaların deneyimlerinden yararlanması konusunda güzel uygulama örneklerine sahiptir. Bunlardan biri Ahilik sistemidir. Ahilik sayesinde, usta, gençleri hem iş hem de ahlak olarak terbiye eder, onların iyi bir usta ve iyi bir insan olmalarını el verir. Bu sistemde ustanın yaptığı, deyim yerindeyse ömrünü vererek öğrendiği tılsımı teslim edecek birini yetiştirmek, bu kişi yetiştikten sonra da tılsımı ona öğretmektir.  

Deneyim ve İç Denetim

Bu tılsıma ihtiyaç duyan mesleklerden biri de iç denetimdir. İç denetim, birçok bilgi ve yetkinliği bir arada bulundurarak yapılması gereken bir meslektir. Bu yetkinliklerden biri de kuşaklararası bir iletimi gerektiren deneyimdir. İç denetimin disiplinler arası bir meslek olması, kurumlarda birçok sürecin değerlendiriliyor olması, bu değerlendirme sırasında iç denetçilerin çok hassas ilişki kurması, bu ilişkilerin yönetilmesinin en az işin kendisi gibi önemli olması gibi gerçekler, zaman içinde öğrenilmesi gereken özel bir deneyim gerektirmektedir. 

Genç meslektaşların kıdemli meslek mensuplarının deneyiminden yararlanabilmesi, kıdemli meslek mensuplarının da deneyimlerini genç meslektaşlarla paylaşması bu deneyim aktarımı için önemli olacaktır.  

Bu nedenle, çalışma yaşamında, usta-çırak ilişkisinin devam edeceği bir ortam yaratılması kıdemli meslek mensuplarının; bunları edinecekleri bir iletişim yolunun inşa edilmesi de genç meslek mensuplarının görevi olmalıdır. 

Kısaca usta-çırak ilişkisi dediğimiz bu iletişim, bir rehberlik ilişkisidir ve değişimin hızlı yaşandığı günümüzde daha da önemli bir hale gelmiştir. Çünkü değişimin hızı, yaşanan gelişmelerin takibini zorlaştırırken, geçmişin bilgi birikiminin kazanılmasını da zorunlu kılar, buna ayrılacak zamanı kısıtlar.  

Deloitte tarafından bu sene dördüncüsü yapılan ”Deloitte Y Kuşağı Araştırması 2015”, Y kuşağı için deneyimin önemli olduğunu gösteren sonuçlar içeriyor. Araştırmaya göre Y Kuşağı tarafından en çok tercih edilen sektörler teknoloji, medya ve telekomünikasyondur. Yine bu çalışmaya göre, her iki Y kuşağının biri lider olmak istiyor.  Y kuşağının gerek tercih ettiği sektörler, gerek lider olmak istemesi, sahip olunan bilgi ve enerjiyle birlikte deneyime de ihtiyaç olduğunu gösteriyor.  

Bir Kuşaklararası Aktarım Nesnesi Olarak Değerler

Kuşaklararasında aktarılması toplumsal olarak son derece önemli olan öğelerden biri toplumları ve kurumları ayakta tutan değerlerdir.  Bütün toplumları ve hatta kurumları ayakta tutan özel değerler vardır. Bunlar, o yapının belirleyici niteliğidir. Belirleyici olan bu değerlerin bir kısmı yazılı hale getirilerek kuşaktan kuşağa aktarılırken, bazılarının aktarımı yazılı olmayan bir iletişim yöntemi ile olabilmektedir. İç denetim de niteliği gereği bu değerlerin paylaşımına ihtiyaç duyar. Bu nedenle, bir meslek mensubu olarak iç denetim profesyonellerinin bu aktarıma ayrı bir önem vermesi gerektiğini düşünüyorum. 

Sonuç

Değişimin hızı, bizleri güncel olmak, meslekte söz sahibi olmak için küresel eğilimleri yakından takip etmeye zorluyor. Bir meslek insanı olarak, başarılı olmak için bu trendleri yakından takip etmeli, bu gelişmelere göre kendimizi yenileyebilmeliyiz. Gelişmeleri takip etmek, bizlere yeni bilgiler ve yetkinlikler kazandıracaktır. Bu kazanımların toplumsal ve meslek yaşantımızda somutlaşması için, bunların deyim yerindeyse sağlam bir temele oturtulması önemli olacaktır. Bu temel, sahip olduğumuz tecrübe ve birikimimizdir. 

Diğer bir ifade ile gelişmeleri takip etmek kadar önemli olan bir diğer husus da geçmişin bilgi ve deneyiminden yararlanmaya çalışmak olmalıdır. Güncel bilgiler ile deneyimlerin birlikte kullanılması başarıyı getirebilecek bir denge unsurudur. Başarı için gerekli olan bu dengenin bir önemi de aynı zamanda yaratılan bilgi ve tecrübelerin sonraki kuşaklara aktarılması görevdir. Bu, bütün kuşakların, kendilerinden sonraki kuşağa karşı bir görevidir. Bu nedenle, önce iyi bir ustanın çırağı, daha sonra da iyi bir usta olmaya çalışıp,  kuşaklararası bilgi birikiminin aktarılmasına destek verilmesi önemli olacaktır.  

Uzun lafın kısası; Çıraklığını bilmediğiniz işin ustası olamazsınız. Ustası olduğunuz işin kuşaktan kuşağa devamı için el vermelisiniz.

 

Ali Kamil UZUN, CPA, CFE, MA, CRMA, CAC
Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu Başkanı



 
Technorati Profile Add to Technorati Favorites