10 Kasım 2019 Pazar

Mustafa Kemal'i Düşünmek...


1881’de bir bebek doğdu. Annesi ninnilerle büyüttüğü oğluna, Mustafa adını koydu. Sarıp, sarmaladı, korudu. Bebek büyüdü, okula gitmeye başladı. Babasını kaybetti. Çocuk büyüdü. Sırasıyla, Mahalle Mektebi, Şemsi Efendi Okulu, Selanik Mülkiye Rüştiyesi, Selanik Askeri Rüştiyesi, Selanik Askeri İdadisi, Harp Okulu ve Harp Akademisi’ne gitti. 1905 yılında ise Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi’nden mezun olarak, eğitimini tamamladı. 1893 yılında Askeri Rüştiye’de okurken matematik öğretmeni tarafından adına “Kemal” ilave edilerek, Mustafa Kemal adını aldı.

Bizler O’nun hikayeleriyle, kahramanlık destanlarıyla büyüdük. Bir ulusa önderlik etmesini, o ulusu yeniden var etmesinin gururunu her zaman yaşadık. Çok övündük… Sadece yoksul ve yoksun bir halkın, güçlü devletlere karşı aldığı bir zafer kazanılmadı. Bağımsızlığını, yoksunluğunun önüne koyan, mücadeleyi bırakmayan ve asla taviz vermeyen bir halkın bir başarı hikayesidir de aynı zamanda. O’na ve ona inanan atalarımıza, dedelerimize, ninelerimize, bizlerin borcu çok büyük.

Bağımsızlığın ve özgür vatandaş olarak kendi topraklarında yaşamanın, belirlenebilecek bir ederi yok ve alınıp, satılamayan bir duygu bu. Ve bu duyguyu, atalarından gurur duyarak yaşıyor her yeni nesil. O sebeple, her sevincinde her kederinde, her kutlamalarda O’na koşuyor. O’na anlatıyor yeni yazılan hikayelerini… Her yeni nesil, O’nun izinden, ülküsünden, ilkesinden ayrılmadan yoluna devam ediyor. Daha dik daha gururlu ve daha inançlı olarak…

Bu hikaye asla yarım kalmadı, kalmayacak…

Bir ulusun yazdığı bu hikaye, yarım kalmadı. Eğitimli, nitelikli, yaratıcı, kendi hayallerinin peşinden koşan her yeni nesil, yeni başarı hikayeleri yazmaya devam ediyor. Gençlerin inançlarında ve başarı öykülerinde, O’nun etkisi ve liderliğinin önemi büyük. Türk ulusunun, bağımsızlık umudunu gerçeğe dönüştüren o cesaret, yeni neslin damarlarında akan kanda mevcut.

Bu gençlik bu ülkeyi, daha aydınlık daha güçlü bir geleceğe taşıyacak. Onların potansiyelini ortaya çıkaracak, yeni argümanları da her zaman bulacak.

O zorlu savaş yıllarında umudunu yitirmeyen, mücadele eden, daha bir cesaretle düşmanın üstüne üstüne giden bir neslin evlatları olduğunu unutmadan, yeni yolları her zaman bulacak.

Yeni başarı hikayeleri yazacak ve bu hikayeleri anlattığı yeni nesli her zaman bulacak.

O’nun vatan sevgisini ve hürriyet aşkını, kendi yüreğinde her zaman bulacak.

O’nun cesaretini, inancını ve kararlılığını rehber edinerek her türlü zorluğu taşıyacak gücü her zaman bulacak.

Yılmadan, yorulmadan geçmişin ülküsünü rehber edinerek, aydınlık geleceğe ilerlemenin kararlılığını her zaman bulacak.

O’nun açtığı yolda ilerlemek…

O’nun açtığı yolda ilerleyen, O’nun en büyük eseri olan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar bağımsız ve özgür yaşatacak gençliğe inancım tam.

Atatürk; “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyerek, kendisinden sonra gelecek nesle inancı da tamdı.

Bu inanç ve kararlılığı her Türk vatandaşı yüreğinde, vicdanında taşıyor ve O’nun ilke ve devrimlerinin koruyucusu olmaktan büyük bir onur duyuyor. Bu ülkenin bağımsızlığının baş mimarı olan ve adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kalbinde ebedi yaşayacaksın.

Aramızdan ayrılışının 81. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve milleti adına yaptığı büyük işler için şükranla anıyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun.


Ali Kamil UZUN
Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu Başkanı

 
Technorati Profile Add to Technorati Favorites