İki Farkındalık, Tek Gelecek...

Mayıs ayı, doğanın uyanışını ve baharın coşkusunu taşıdığı kadar, küresel ölçekte çok kritik bir mesleki misyonu da sırtlar: Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı

Tüm dünyada iç denetçiler; kurumların sürdürülebilirliği, şeffaflığı ve geleceğe güvenle bakabilmesi adına üstlendikleri o sessiz ama hayati rolü anlatırlar bu ay boyunca.

Ancak bu yıl, Mayıs ayının son haftasında takvimler bize çok daha özel, çok daha anlamlı bir rastlantı sundu. Mesleki farkındalığımızın zirve noktası, toplum olarak en saf, en birleştirici bağlarla sarmalandığımız, gönüllerin ve ellerin kenetlendiği Bayram günlerine denk geldi.

 

İlk bakışta biri kurumsal dünyanın rasyonel koridorlarına, diğeri ise toplumsal hayatın en sıcak, en manevi köşelerine ait görünen bu iki kavram, aslında tam kalbinde aynı evrensel değerleri büyütür: Güven, adalet, dürüstlük ve geleceği koruma arzusu.

 

Güvenin Kurumsal ve Toplumsal Yansıması


Bayramlar, bir toplumda güvenin, barışın ve karşılıklı rızanın en üst düzeye çıktığı; "biz" olmanın tadına vardığımız özel zamanlardır. Komşumuza, akrabamıza, tanımadığımız bir çocuğun tebessümüne güveniriz bayramlarda.


İşte iç denetim mesleği de tam olarak bu güven duygusunun kurumsal dünyadaki teminatıdır. Bir kurumda iç denetimin varlığı; çalışanların emeğinin, yatırımcıların sermayesinin, tüketicilerin haklarının ve en nihayetinde toplumsal kaynakların doğru, adil ve ahlaki bir şekilde yönetildiğinin güvencesidir. 


İç denetçi, kurumun vicdanıdır.


Aynen bayramların toplumun vicdanını tazelediği gibi…

 

Geleceği Koruma Sorumluluğu


Bayramlarda büyüklerin elleri öpülürken geçmişe saygı duyulur, çocukların gözlerindeki ışıltıya bakılırken geleceğe umut beslenir. Amaç, güzel bir mirası yarınlara taşımaktır.

 

Bir iç denetçinin de asli görevi tam olarak budur: Kurumun geçmiş hatalarından ders çıkarılmasını sağlamak, bugünün risklerini yönetmek ve kurumun geleceğini, yani sonraki nesillere aktarılacak olan kurumsal mirası korumaktır.

 

Sürdürülebilirlik bugün sadece çevresel bir terim değil; iç denetimin de tam merkezinde yer alan, "yarını bugünden güvenceye alma" çabasıdır.

 

Ortak Değerlerde Buluşmak


Toplumsal farkındalığın zirvesi olan bayram ile mesleki farkındalığın ayı Mayıs’ın bu son haftadaki kucaklaşması, bizlere şu güçlü mesajı veriyor:


Daha Şeffaf Bir Toplum: Kurumlarında adaleti, hesap verebilirliği ve etiği savunan iç denetçiler çoğaldıkça, toplumsal güven de o denli kökleşir.


Daha Güçlü Bir Yarın: Bayramın getirdiği birlik ruhu, iş dünyasında liyakat, dürüstlük ve doğru yönetişim ilkeleriyle birleştiğinde, ekonomik ve sosyal refah kaçınılmaz olur.

 

Uzun lafın kısası;


Bu yıl iç denetim farkındalığını sadece raporlarla, sunumlarla ya da kurumsal panellerle kutlamıyoruz. Bu farkındalığı; bayramın getirdiği o derin kucaklaşmayla, insanı ve toplumu merkeze alan bir vizyonla taçlandırıyoruz.


Kurumlarına değer katan, riskleri öngören ve her adımda doğruyu rehber edinen tüm iç denetim profesyonellerinin 
Mesleki Farkındalık Ayı’nı kutlarken; bu anlamlı mesleğin inşa ettiği "güven" duygusunun, Bayramın getirdiği huzurla tüm toplumumuzu sarmasını diliyorum.

 

Bayramımız ve farkındalığımız daim olsun!



Ali Kâmil UZUN


Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu ve Onursal Başkanı

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelecek Cesaret İster…

ÇARŞAF KARİKATÜR OKULU

Kıskançlığın önlenemez öfkesini yönetmek