Sivil Toplumda Kurumsal Yönetişim: Emaneti Geleceğe Taşımak
Kurumsal yönetişim denildiğinde çoğumuzun zihninde şirketler, yönetim kurulları, pay sahipleri, şeffaflık, hesap verebilirlik ve risk yönetimi beliriyor. Oysa kurumsal yönetişim, yalnızca şirketlerin değil; sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, odaların, vakıfların, derneklerin ve iş dünyasını temsil eden kuruluşların da temel meselesidir. Çünkü bu kurumların her biri bir değeri, bir amacı, bir mesleği, bir topluluğu ya da ortak bir menfaati temsil eder. Ve temsil etmek, aynı zamanda bir emaneti taşımaktır. Bu nedenle bugün asıl sorumuz şu olmalı: Kurumlarımızı nasıl yönetiyoruz? Belki daha önemli soru ise şu: Bize emanet edilen kurumu, bizden sonraki kuşağa nasıl teslim edeceğiz? Kurumların en değerli sermayesi: Güven Bir şirketin finansal performansını bilançosunda görmek mümkündür. Ancak bir sivil toplum veya meslek kuruluşunun en değerli varlığı bilançoda yer almaz. O varlık güvendir. Üyenin kurumuna duyduğu güven… Gönüllünün emeğinin değer gördüğü...